22 Aralık 2024 Pazar

Hayatımdan bir kesit



 Felsefenin Bendeki Yeri


-Geçmişten bir anı-

--
Geçenlerde eski notlarımı kurcalarken bunu buldum. Bu benim Lisenin ilk senesinde felsefe ile tanıştığım zamanda yazdığım ilk yazım. Felsefe bölümünü bitirdiğimde bu yazının üzerine güzel bir eleştiri veya yenilenmiş bir yazı ekleyeceğim. Bana göre neler ne olmuş ona bakacağım. Buraya da anı olaraktan bırakmak istedim.
--

Felsefe denilince çoğumuzun aklına aynı şey gelir “düşünme - sorgulama” ama bana göre felsefe sedece bundan ibaret değil. Felsefe insan yaşamı için en temel “gereklilik”tir. Hangi bakış açısından bakıcak olursanız olun bu böyledir. Sonuçta bakış açılarının olması bile felsefe sayesinde olmuştur.
Felsefe neden mi gerekli? Çünkü yaşamımızdaki çoğu şeyi buna borçluyuz. Sorgulamak, merak etmek, araştırmak biz bunlara bağlıyız. İnsan gördüğüne bir anlam yüklemek ister. Hayatına devam etmek, ilerlemek, gelişmek için bilgiye ve bir amaca ihtiyacı vardır. İnsan için anlamsızlık korkunç bir şeydir. Bu yüzden düşünmeyi temel alan bu sorgulama sanatı bana göre insanoğlunun yarattığı en önemli şeydir. Sonuçta düşünce kavramı olmadan kavram denilen şey de olmaz.
Felsefenin ilk başta doğma sebebi insanın gördüğü şeye merak duymasıdır. İnsan merak eder, sorgular, bir neden arar ama cevabını tam anlamıyla bulamaz. Felsefe de tam burda devreye girer. Bir şekilde bir fikir-teori ortaya koyarak mantıklı bir şey elde etmeye çalışır. Ama tabiki buradaki mantıktan kasıt fikrin kendi içinde tutarlı olmasıdır. Nesnel bir mantık değil.
Peki felsefe nelerin doğmasına sebep olmuştur? Cevap basit: herşeyin. En basitinden gerçeğin, bilginin arayışının; bilimin ortaya çıkışının ardındaki temeldir. Buna birçok örnek verilebilir ama ben size şunu sormak istiyorum. Eğer insanoğlu merak etmese, hiç sorgulamasaydı ne yapabilirdi? Cevap yok değil mi. Çünkü cevap için yine bize düşünce denen şeyin kapılarını açmak gerekir.
Bana göre felsefeyi tek bir tanıma sığdırmak doğru değildir. Bu onun doğasına aykırıdır. Eğer birisi onu açıklayacak ise kendi fikri ve düşüncelerinin ötesine geçemez ama zaten bunu yaptığında bile çoktan felsefenin içine girmiş olur.
Felsefenin bize sağladıkları - sağlayacakları hafife alınmamalıdır. Çünkü şuan sahip olduğumuz herşey aslında temelde felsefenin ürünüdür. Günlük hayatımızda kullandığımız herhangi bir teknoloji sanılanın aksine bilimin değil felsefenin ürünüdür, -aynı şekilde bilim de öyle- iletişim için kullandığımız dil felsefenin ürünüdür, bir sese sahip olduğunuzun farkına varmamız bile felsefenin ürünüdür, hayatımızı kolaylaştıran bilgiler, yaptığımız ve yapacağımız işler-planlar bunların uygulanması, nasıl olacağı felsefenin ürünüdür, hayatta düşünce ve bilgi bazındaki herhangi olası bir şey felsefenin ürünüdür. Şimdi bana felsefe nedir diye soracak olursanız cevabım şudur: bilmiyorum. Ama benim bu konudaki fikirlerim de yine felsefenin ürünüdür.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder